Ortadoğu’nun Kalbindeki Derin Yara: İsrail – Tülay HATİMOĞULLARI

21 Kasım 2015 Cumartesi, 04:56
israil

İsrail devletinin halk nezdindeki meşruiyeti sorunlu olduğu için sınırları hakkında bilgi vermeden İsrail’in işgal niteliğindeki kuruluşu hakkında kimi notlar düşmekle yetineceğiz.

Siyonist Örgüt 1897’de kuruldu. Bu örgütün amacı 1. Siyonist Kongre’de “Filistin’de uluslar arası kanunla güvence altına alınmış bir Yahudi vatanı kurmak” olarak belirtildi. TheodorHerzl“Yahudi Devleti” isimli kitabında, Avrupa’da artan antisemitizme çözüm sunmak üzere Siyonist Kongre’nin kararının alt yapısını oluşturmuş oldu. O dönemde Osmanlı bu fikre mesafeli durduğu için bu proje hayata geçemedi.

Aliyah

Siyonizm tarihinde Yahudi göç dalgalarınaAliyah denir. 1882–1903 yıllarındaBirinciAliyah’ta 35.000 Yahudi Filistin’e yerleştirildi. İkinci Aliyah1904–1914 yılları arasında 40.000 Yahudi’nin Filistin’e göç etmesiyle gerçekleşir. Bu sıralar (1908) Siyonist Örgüt, Yahudi yerleşim politikasını sistematik hale getirmek için “Filistin Bürosu” kurar. 1919–1923 yılında Rusya’dan göç eden 40.000 Yahudi Filistin’e yerleştirilir. Buna Üçüncü Aliyah denir.1924–1929 yıllarında ABD’nin göç yasalarıyla Polonya ve Macaristan’dan 82.000 Yahudi Filistin’e yerleştirilir. Bu göç dalgası Dördüncü Aliyah olarak tarihe geçer.

İsrail Kuruluşuna İngiltere ve Amerika Desteği

1917–1918’ de İngiltere Filistin’i işgal eder. 1917’de İngiltere BalfourDeklarasyonu’nu (adını dönemin İngiltere Dışişleri Bakanından alır) yayınlanır. Deklarasyonda Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulmasına sıcak bakıldığı ifade edilir. İngiltere, Milletler Cemiyeti’nin dışında olan Amerika’dan da destek alarak, 1921’de Siyonist Komisyona resmen Filistin Yahudi Ajansı statüsü verir.Osmanlı’nın Filistin hâkimiyeti sona erince İtilaf Devletleri, Birleşik Krallık Filistin Mandası’nı kurar. Milletler Cemiyeti’nin onayı ile (1922) Filistin “Manda Cumhuriyeti” olarak resmileşir.

Beyaz Sayfa (1939)

Yahudi göçünün artması Arapların ayaklanmasına sebep olur. Bu ayaklanma ile aynı zamanda İngiltere’nin hâkimiyetine son vermek istenir (1936–1939).İngilizler 2. Dünya Savaşı’nın arifesinde gerçekleşen bu gerilimi düşürme çabasına girer. Zaten Yahudileri Filistin topraklarına yerleştirmeyi hedefleyen Balfour Deklarasyonu başarıya ulaşmıştı. Şimdi tansiyonu düşürecek yeni öneri geliştirilmeliydi. “Beyaz Sayfa”olarak ifade edilen öneride; Filistin’de sayısı 450.000’e ulaşan Yahudiler ile Arapların on yıl içinde bağımsız Filistin’i ortak yönetmeleri yer alır. Beyaz Sayfa 1940–1944 yılları arasında 75.000 Yahudi’yi daha Filistin’e yerleştirmeyi de öngörür. Bu teklif hem Araplar, hem de Yahudiler tarafından reddedilir.

İsrail Devleti’nin Kuruluşu (1948)

  1. Dünya Savaşı’ndan zayıflamış olarak çıkan İngiltere, Siyonist devletin kurulmasına ön ayak oluyordu. Ama Araplarla düşmanlaşmasına sebep olacak bu durumunyeni dönemde işine gelmeyeceğine karar verir. Sanayisi gelişmiş olan İngiltere’nin artan petrol ihtiyacını karşılayabilmek için Ortadoğu politikasını değiştirir. İngiltere, bu zamana kadar kendi denetiminde olan Filistin’e Yahudi göçüne sınırlama getirdi. Ancak kaçak girişleri engelleyemedi. 14 yıl devam eden ve adına “Aliyah Bet” denen kaçak göçle 110.000 Yahudi daha Filistin’e yerleşti.

Artık diasporadaki Siyonist akımın merkezi ABD idi. Siyonistler İngiliz askerleriyle savaşmaya başladı. Artan gerilimler karşısında Birleşmiş Milletler Filistin Özel Komitesi (UNSCOP) kurulur. UNSCOP Filistin topraklarının taksim edilmesini önerir. Bu öneri 1947 yılında BM tarafından kabul edilir. Bu plana göre taksim şöyle yapılacaktı: Biri Yahudi, diğeri Arap olmak üzere iki devlet kurulacak. Kudüs BM’nin denetiminde olacak. İngilizler 1 Ekim 1948’de askerlerini bölgeden çekecek. Plan Araplar ve Yahudiler arasındaki çatışmaları arttırır. Filistin için kurulan cephede diğer ülkelerden gelen gönüllüler savaşır. Şiddet ortamının devam ettiği sırada Araplar saf dışı edilerek, Yahudi Ajandası BM’nin Paylaşım Planı’na göre İsrail Devleti’nin kurulduğunu açıklanır. ABD hızlıca yeni İsrail Devletini tanıdığını deklare eder. Bu sıralar Filistin’in nüfus tablosu; 650.000 Yahudi ve 1.200.000 Arap olarak kayıtlara geçer.

Bu gelişme karşısında Mısır, Ürdün, Suriye, Irak, Lübnan hızlıca tepki verip İsrail’e saldırır. Şiddetlenen savaş sürecinde 1949’da BM öncülüğünde müzakereler gerçekleşir ve ateşkes imzalanır. Anlaşmaya göre sahil şeridi, Celile, Necef İsrail’e verilir.

Bölgenin Kalbindeki DerinYara

İsrail Ortadoğu’nun kalbine büyük yara açtı. Durdurak bilmeyen saldırılarla günümüze kadar topraklarını dört kat arttırdı. Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltarak yol aldı. Çoluk-çocuk demeden büyük katliamlar gerçekleştirdi. ABD ve batılı emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki emelleri için kurulan İsrail, Arap topraklarını işgal ederek sınırlarını genişletmeye çalıştı. Bölgede siyasi güç oluşturmak için çaba veren İsrail,  Arapların ortak düşmanı konumundaydı. Lübnan saldırısında, Hizbullah karşısında aldığı yenilgi kısa süreliğine de olsa sakinleşmesini sağladı. Ancak Arap Baharı adıyla gelişen isyanlarda yönlendirici güç olma çabası devam ediyor. Suriye’deki mevcut rejimin yıkılması için, muhaliflere her türlü (özellikle istihbarı) desteği sağlıyor. Ortadoğu halklarının barış, kardeşlik içinde yaşamasının önündeki önemli engellerden biri İsrail siyonizmidir.