Arap Alevi Konferansı Genel Sonuç Bildirgesi

10 Aralık 2015 Perşembe, 08:28
arap-alevi-konferans

Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü olarak Arap Çalışmaları Serisi’nin ilk ayağı olan Arap Alevilik konferansını çeşitli akademisyenler, kurumlar, aktivistlerin desteğiyle gerçekleştirdik. Dört atölye şeklinde gerçekleşen çalıştay 21-22 Kasım tarihinde Antakya’da yer aldı. Katılımlarından dolayı bütün katılımcılara teşekkürü bir borç biliriz.

Arap Çalışmaları Serisi birinci ayağı Arap Alevilik konferansının sonuç bildirgesi şöyledir:

Bu haftasonu Türkiye’de ilkini gerçekleştirdiğimiz Arap çalışmaları serisinin ilk ayağı olan Arap alevilik çalıştayı ve konferansının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Son olarak sizlere Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü adına bu konferansın sonuçlarının bir özetini sunmak istiyorum. Öncelikle Ortadoğu’da jeopolitik öneminin yanı sıra kadim bir tarihe sahip Antakya’da böyle bir çalışmayı yapmanın anlamının ve bölge halkları içn değerinin bilinmesinin ne kadar elzem olduğunu vurgulamak isterim. Biz Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü olarak bu konferansın bir başlangıç niteliğinde olduğunun farkındayız. Katılımcılarımızın da bizlere bugün verdiği mesaj daha fazla çalışılması ve tartışılması gereken konuların tespiti açısından oldukça mühimdir. Bizler akademik çalışmanın derinliğinin ve her zaman kapsayıcı anlayışa sahip olmanın yanında yer alıyoruz. Dün çeşitli atölyelerde değerli katılımcıların verdikleri emekler ve fikirler, ikinci gün olan bugünde de değerli konuşmacıların katkıları sonucunda Tarihsel Boyutuyla Arap Alevilik ve Kimliğin Korunması, Arap Alevilikte Anadil sorunu ve Anadil-din ilişkisi, Arap Alevilerin Devlet ile İlişkileri ve Sekülerlik, Arap Alevilik ve Kadın konuları üzerine epey yol kat edilmiştir.

Bunun ışığında bu konferansın temel başlıklar altında varılan sonuçları şöyledir:

1-Toplumda dil ve kültür ilişkisi bağlamında gerekli bilincin oluşturulması, saha çalışmalarının yapılması, tek tek bireylerin, derneklerin ve yerel yönetimlerin sorumluluğunda olmalıdır.
2-Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Arap Alevileri ile ilgili resmi tarihte çarpıtılarak yer alan veya hiç yer bulmamış katliamlar, sürgünler, politikalar, ilhak dönemi uygulanan propagandalara dair anlatılar önemli bir yerde durmaktadır.
3-Arap Alevi aileler, Anne-babalar, Kur’an kursu eğitmenleri ve eğitim-öğretim sürecine katılan tüm bireyler eğitilmelidirler. Bu görev, Arap Alevileri derneklerine ve enstitüler gibi akademik kurumlara düşmektedir.
4-Arap Alevi gençlerinin, Arap Dili ve Edebiyatı Bölümleri’nde eğitim almaları cesaretlendirilmeli ve halihazırda üniversite eğitimi alanları çift anadal sisteminden yararlanmalya yönlendirilmelidirler.
5- Bütün mahallelerde dernekler düzeyinde ve özellikle çocuklara yönelik Arapça dil kursları açılmalıdır.
6-Türkiye Arap Alevileri siyasal örgütlenmesini tamamlamalıdır. Bunun için de bütün Arap Alevi derneklerinin bir çatı altında toplanması hedeflenmelidir. Bu toplum kendi ayakları üzerinde durmak için örgütlenme ve mücadele yürütme ihtiyacı hissetmektedir. Bu çabalar şu an emekleme dönemindedir. Bu kurumlar ortaklaşmalı ve üst çatı oluşturulmalıdır.
7-Din adamlarının, kanaat önderleri de olarak sözün sorumluluğu olan figürlere dönüşmesi için daha donanımlı hale gelmeleri önem arz etmektedir. Bundan kasıt din adamlarının hepsinin yetersiz ve bilgisiz olduğu değil, bir standardın yakalanarak ihtiyaca cevap verebilmelerinde onların da kaynağa sahip olmasına yardımcı olmaktır. Arap Alevi gençliği, STK temsilcileri ve dini önderlerin diyaloğu mutlak surette artmalı ve dini önderlerin saygınlığının korunması ve donanımlarının arttırılması için dışarıdan değil cemaatin içinden çaba gösterilmelidir.
8- Kültürel alandaki değişime dair de farkındalıklar geliştirmek durumundayız. Aleviliğin değerlerinin değişen koşullara rağmen korunması aslında vicdanımızın korunmasıdır.
Bir toplumun gelişiminde, kültürel zenginliğinde ve bunların diğer nesillere aktarılmasında kadın çok büyük bir role sahiptir. Aleviliğin eşitlikçi yaklaşımı gereği nüfusun yarısını oluşturan kadınların yaşamın her alanında özne olması önemlidir. Buradan hareketle;
9- Kadınlar Arapça dil eğitimi almalıdır. Arap Alevi Kadın örgütlenmesi önemsenmeli ve geliştirilmelidir. Arap Kadın örgütlenmesi yerel ve ulusal düzeyde kadın örgütleriyle dayanışma içinde olmayı hedeflemelidir.
10-Dini ritüellerin icrasında kadınlar önemli rol oynamaktadır. Bunu yaparken ritüellerin tarihselliğini bilerek yapması çok anlamlı olacaktır. Arap Alevi Cemaatinin kadınlarla ilgili hâlihazırda var olan dini vecibeleri yerine getirmesinin olanakları sağlanmalıdır.
11- Arap Alevi kadınların yoğun yaşadığı bölgelerde kadın istihdamına dair istatistikî veri çalışmaları yapılabilir. Bu çalışma ile Arap Alevi kadınların sosyo-ekonomik yapısının haritası çıkarılabilir ve çözüm yöntemleri geliştirilebilir.
12- Arap Aleviliğe dair kültürel, tarihsel ve sosyolojik çalışmalar artırılmalı ve bu çalışmalarda kadının özne olabilmesinin olanakları tanınmalıdır.
13- Hem dinsel kimliğin icrası ve geleceğe taşınması açısından hem de bir koordinasyon gibi cemaatin içerisinde kurumsallaşmanın sağlanması açısından DAYANIŞMA en temel dayanağımızdır.
14- Tarihimizi öğrenirken ilhak dönemini de konuşmak durumundayız. Resmi tarihin söylediğinin akisne ilhak süreci sıkıntılı olmuştur. Kendi tarihimizi konuşmalı ve yeniden yazmalıyız. Farklı dillerde yazılmış kaynakları bulup çevirmeliyiz. Zeki Arsuzi ve Mehmet Ali Zarka gibi liderleri tarihimize not düşmeliyiz. Biz Arap Aleviler Türkiye’de Adana , Antakya ve Mersin’de yaşayan en kadim halklarından biriyiz..
15- Asimilasyona her daim katkı sunan zorunlu din dersi tartışılmalı ve kaldırılması yönünde çaba gösterilmelidir.
16- Son olarak, bugün Arap Alevilerin verdiği mücadelede yalnız olmadığı ve de diğer Alevi topluluklarının, bölge halklarının ve dinlerin birlikte yürüyerek ortak mücadele zemininde birleşmesi temel prensip olmalıdır.

‘’Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü Yönetim Kurulu ‘’

salon-2

 

Yard. Doç. Hakan Mertcan,

Prof. Dr. Muna Yüceol Özezen

Verda Yüceer

Sıtkıye Matkap

Barış Can
Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman,
Araştırmacı Yazar Erdoğan Aydın,
Hatay Diş Hekimleri odası Başkanı Nebil Seyfettin,
Hatay Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Yahya Hamurcu,
ADENS-DER (Akdeniz Arap Dili ve Kültürü Enstitüsü)
İHD Hatay Şube Başkanı Mithat Can,
DİSK Genel –İş Hatay Şube Başaknı Yusuf Berkyürek,
Emekli-Sen Hatay Şube Başkanı Meryem Kılınç,
Samandağ Alevi Değerleri Derneği Başkanı Zülfikar Çiftçi,
Samandağ Cem evi Başkanı Tevfik Fatmaoğulları,
S.dağ Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneğin’den Mevlüt Oruç,
Adana Alevi Kültürünü Araştırma Derneği Başkanı Hasan Atıcı,
Mersin Akdeniz Belediyesi meclis üyesi Canan Yüce,
ARAP Alevi Gençlik Meclisi,
İmam Ali Derneği’nden Şeyh İbrahim Kanatlı,
Ehlen Dergisi,
Mersin Kilikya Nehir Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği Temsilcisi Süleyman Yıldız,
Anadolu Alevileri Kültür Derneği Başkanı Ali Baki Kaptan,
AHAD- DER Başkanı Sadık Çil,
AHAD-DER Samandağ Girişimi,
Sanatçı; Nihat Çay, Semir Aslanyürek,
TOSYÖV Hatay Destekleme Derneği Başkanı Tahsin Rende
Samandağ Kalkındırma Derneği Başkanı Orhan Cabir
Kadın Emeği Derneği,
AKADER,
SES Sağlık Emekçileri Sendikası,